Hakkımda

Merhaba ben İrem. Bloglarla ilgilenmeyi seviyorum. Bu blogumu bildiklerimi paylaşmak için açtım. Blogumda yok yok. Dostluğu, bilgiyi ve eğlenceyi, kısaca hayatı acısıyla, tatlısıyla paylaşabilmeyi dilerim...

Son yazılarım

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu olsun...
linkler
Bu sanal kız da çok hoş
Merhaba
Mini avatarlar
Bakarken insanın ruhu dinleniyor
İyi bayramlar
Kadir geceniz kutlu olsun.
Saç modelleri
İlginç ikonlar

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
AFACAN ÇOCUK
FENOKULU
SBSBANKASI
TÜBİTAK ÇOCUK
İNTERAKTİFMAT
MATOKULU
WİKİPEDİA

Kategoriler

  • AILEM
  • BENDENIZ
  • BILGISAYAR
  • BILMECELER
  • Blog
  • DERSLER
  • FIKRALAR
  • FILMLER
  • G YAZILAR
  • HEDIYELER
  • KITAPLAR
  • MASALLAR
  • ONEMLI
  • OZEL GUNLER
  • PSP
  • RESIMLER
  • SARKILAR
  • SCRAP
  • SIIRLER
  • SOBE
  • TEKERLEMELER













  • Arama Motoru



    Arkadaslar

    ewkedisi

    nurdanhicyilmaz

    birbuse

    kubra77

    kardelenilayda14

    butterfly96

    kizdunyasi

    kizlaricin

    bucan

    sweetangel

    destina14

    sinem15

    witchworld

    leylanmutvakta

    Bella

    norbella

    heidi

    aybikeningunlugu

    perikizim

    masalprensesi

    kardelenilayda

    yaseminler

    seleningunlugu

    sinny

    bendencesitliyazi

    sakarya392

    berfin1995

    kardelenilayda2

    ilke94

    cicim96

    efterya

    cicim

    YAGMUR96

    blogekle

    larasyagezegeni

    seline

    elvanglbeycan1983

    lalih1985

    perikizlari

    berfin1996

    battygirl

    esmuker

    isil

    angel1903

    Academy

    asli96

    ekinche

    sekerimm

    sukretmiyoruz

    angelgirls3

    windy

    melike97

    selsun

    amatoryazar

    melikeberker

    nimet3435

    sihirlideynek

    kuzence

    damla1994turkey

    herkesce

    eroman

    ahsuvera

    aysece

    prenseslerdiyari

    iremkizdenkodlar

    tatlikizlar

    angel96

    babyus

    zeytunirem

    chatta

    flood

    stella1

    afacan33

    gornelia

    bstrawberyb

    sizinBLOGLARINIZ

    bahargunesi

    ebrulikiz

    barbiie15

    sindyy

    buseyagmur

    yenibirgun

    Esmagul

    winxcilereeglence

    handworks

    winxcik

    pop95

    yildizligeceler

    0sweet0

    ayse33

    berfin03

    Ekin26

    ezgielifece

    guzelblog

    sinem60

    sinem90

    cansu36

    prensesserra

    ezgialimler

    gruphepsi96



    .....

    29/6/2009 - Kendimi müzik kutusu gibi görüyorum (Ben değil Nil öyle düşünüyor:)) )

    Kategori: SARKILAR

    ‘Kendimi müzik kutusu gibi görüyorum.’

    nil01

    Kimine göre şımarık ve yapmacık, kimine göre doğal ve sahici, kimine göre tarz sahibi bir şarkıcı Nil Karaibrahimgil

    Son çıkardığı ‘Nil’in Kıyısında’ isimli albümle şarkılarını biraz daha ağırlaştıran ve iç acılarından bahseden Nil ile hayatının kıyısından köşesinden samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Eylül ayında Kırık adlı şarkısının klibinin yayına gireceğini söyleyen Nil, modern hayatın hızına tahammül edemediğini ve kendini yavaşlatmaya çalıştığını söylüyor.

    Neden albümün ismi ‘Nil’in Kıyısında’? İnsanlara kendinizi açmaktansa niye kendi kıyınıza çağırıyorsunuz?

    Kıyıyı sizin dediğiniz anlamda kullanırsak öyle, ama benim demek istediğim anlamda, suyun seviyesine, daha romantik daha duygulu olan kısmına inme. Biz bir dünyaysak, kıyı bana daha romantik geliyor. Benim adım sonuçta bir nehir adı; Nil… Paulo Coelho’nun ‘Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım’ diye bir romanı vardı ya, aklıma o geldi ve bu ismi koydum.

    Oturup ağladınız mı peki Nil’in kıyısında?

    Oturup ağlamışlığım vardır tabii. Şarkılar kan-ter ve gözyaşıyla yazılıyor sonuçta.

    Nil Nehri’ne hiç gittiniz mi?

    Hiç gitmedim ama gitmeyi istiyorum. İsmin de insanları etkilediğini düşünüyorum aslında. Sizin kim ya da ne olduğunuzla ilgili bir sestir sonuçta. Ses de bir frekans. Çok küçüklükten beri bir şekilde çağrılıyorsunuz. Medyumluğa filan inanmam ama bir keresinde bir medyum bana geçmiş yaşamımda Nil Nehri’nin kenarında 8 çocuklu bir anne olduğumu söylemişti. Adımdan dolayı sallamış da olabilir, ama olabilir de. (Gülüşmeler)

    Bir kıyısı ölümü, bir kıyısı hayatı temsil ediyor Nil’in. Siz hangi kıyısındasınız?

    Hayatın kıyısında görüyorum kendimi ama bunlar birbirinden tamamen ayrışan şeyler de değil.

    Şarkılarınızda kendi günlük hayatınızda yaşadığınız olaylardan izler var. Fakat bunlar daha çok görünmesini istemediğiniz karanlık yönleri gizleme üzerine kurulu gibi. Çok mudur karanlık noktalarınız?

    Kesinlikle var; dünya gibi, yarısı karanlık yarısı aydınlık. Bana sorsanız nereden yayın yapmak istediğimi, güneşli tarafımı tercih ederim. İnsanların ve benim buna ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu albümü karanlık bulan çok insan oldu. Demek ki gölgede kalan tarafları açmışım. Şarkı samimiyet gerektiren bir şey. ‘Çok canım acıyor.’ şarkısı var ve bugüne kadar söylemediğim bir laftır. Bugüne kadar, hep her şey yolunda şarkılar yapıyordum. Yeni dinleyici kitlesi çekmiş olmalı bu tarz. Acı, insanlar üzerinde daha fazla etki yapıyor. Komedi filmleri hiç Oscar almıyor, ciddiye alınmıyor. (Gülüyor)

    Hakikaten ya, kadınlara laf atıp dururken şimdi nedir bu acı filan… Yaşınızın getirdiği duygular mı bunlar?

    Yaşın etkisi var. Ben günlük hayatta kullandığımız şeyleri kullandım. Pırlanta yüzük, çocuk da yaparım kariyer de sözünü bir şarkıya koyacak kadar önemli görmüyorduk. Turp var, kek var, pilav var. Bir ara mutfağa mı taktım diye düşündüm. Her şeyi biraz daha anladığım, kabulün daha fazla olduğu bir platoya gelmiş gibi hissediyorum. 20′li yaşlarda biraz tırmalıyoruz, tırnağı çok fazla geçiriyorsun her şeye. Her şey sana çarpıyormuş gibi geliyor. Şimdi insana ait duygular daha tepeye çıktı.

    Genç yaşınızda peşine düşüp de cevabını bulduğunuz en önemli soru ne oldu?

    Kendimin ya da etrafımdakilerin değişip değişemeyeceğini merak ediyordum. Şu an durduğum yerden görüyorum ki, her şeyi olduğu gibi kabul etmek, olması gereken ve zor olan. Bir insanı değiştirmeye çalışmak bize çok zaman kaybettiriyor. Farkına varmam gereken şeyin ne olduğunu biliyorum. Benim için bu bir yolculuk, varılacak bir yer değil.

    30 yaşına gelmiş biri olarak kendinizi nasıl görüyorsunuz? Yapmacık mı, şımarıkmı, asi mi? ‘Nilföy hamuru’ gibi şekilden şekle giriyorsunuz? (Gülüşmeler)

    Çok fazla şekilden şekle giriyorum, değişik kişilikler sergileyebiliyorum. Bu, bilinçli yaptığım bir şey değil. İçimde çok fazla kadın var. Bunları bazen fazlasıyla açıyorum ve bu kafa karışıklığına neden oluyor. Çok hafif, basit diyenler de var, ağır ve felsefi diyenler de. Keşke herkes beni sevseydi, ama bunun mümkün olmadığını bir noktadan sonra anlıyorsun. Kimseyi herkes sevemez ki!

    Normal hayatta nasılsınız?

    Düşünmekten kafası çok büyük ve ağır, çok hızlı hareket etmeyen, her şeyi çok fazla tartan ama içinde renk ve neşe olan, aynı zamanda etrafındaki insanları mutlu etmek isteyen biriyim. Kendini sürekli geliştirme açlığı ve ifade etme konusunda takıntısı olan bir kadın görüyorum. Çok konuşuyor gibi görünsem de gitgide daha az konuşuyorum.

    Multimedia bir kişiliksiniz ama! Sinema, reklam, şarkı, köşe yazarlığı… Niye her yerde görünmek istiyorsunuz?

    Bu, bana kendimi maksimum derecede ifade olanağı sağlıyor. İnsanın kendini çerçevelemesini doğru bulmuyorum. Ben bir anlatıcı olarak görüyorum kendimi. Oyunculuğu düşünmüyorum. Cem Yılmaz’ın filmi gibi enteresan bir şey olursa oynayabilirim belki. Senaryo yazmak isterim ama.

    Bir şeye ulaşma noktasında beyninizin içinde bir sürü kısa yol tuşu var gibi…

    Bu, insanların doğal yazılımında olan bir şey. Hiçbir hayvan bir avına uzun yoldan gitmeye çalışmaz. Bizim refleksimiz de o. Benim kısa yollar atlasım yok. Ama mümkün olduğunca değer verdiğim insanlara, internete, kitaplara saldırarak, üzerinde düşünerek, hiçbir şeyin katılaşmamasına dikkat ederek yaşamak, alçılaşmamak bana önemli geliyor.

    Buharlaşmayı mı önemsiyorsunuz yani?

    Hayır, bu katı ya da gaz gibi değil, jel gibi… Şekil alıyor ama aldığı şekilde donmuyor. Bir düşüncenin ve insanın bu serbestisi olması gerektiğini düşünüyorum. Her şeyi değiştirebileceğine dair bir kabullenme, kolay bir şey değil. Çoğu insan hazır bir paketi alır.

    Ruh dinginliğinizi nasıl sağlıyorsunuz, meditasyon yaparak mı?

    Ruh dinginliğimi sağlamam çok zor, meditasyon yapmayı çok isterdim. Çabam da oldu. Kendimi durdurmayı öğrenmem lazım. Hiperaktifim. Ama zamanla yavaşlıyormuşum gibi geliyor.

    Hintli düşünür Rajness, ‘Sadece aptallar meditasyona para öder.’ demişti.

    Doğru. Parayla yapılacak iş değil. Parayla olsa herkes dingin olurdu değil mi?

    Duyguyla yazdığınız şarkıları insanların eğlenerek dinlemesine ne diyorsunuz?

    Hayır, ben onlara ironiyle, o acıdan çıkabilecekleri bir kapı gösteriyorum. İnsanlar ‘Canım acıyor.’ diye göbek atıyorsa benim için bu harika bir şey. (Gülüşmeler)

    Magazin basını sinirinizi bozuyor mu?

    Magazin basınının içinde yer almak istemiyorum. Bizim Eskişehir konserimiz yağmurdan dolayı iptal oldu ve ben çok üzüldüm. Bu haber olmaz. ‘Nil sarhoş olduğu için sahneye çıkamadı.’ yazıyorlar. Ben içki sevmem, sarhoş hiç olmadım. Otelde çay içiyordum o sırada. Bu benim canımı sıkıyor. Düpedüz yalan!

    Nelere tahammülünüz yok hayatta?

    Toleranssızlığa, gürültüye, şehrin ve modern hayatın hızına tahammül edemiyorum. Şimdi biz konuşuyoruz ya, ikimizde bir hızlı trendeymişiz de birbirimize bakıyormuşuz gibi geliyor. Bir sonraki yapacağın şeyi düşünüyorsun. Etrafımızda sürekli bir sürü ‘baksana baksana’ diyen parmak var. Kimse gerçek bir konuşma yapmıyor, o sırada orda durmuyor. Bu hız bizi yoruyor, yıpratıyor ve gerçek şeylerin kurulmasına engel oluyor. Cep telefonu ve bilgisayarı hayatımdan biraz uzaklaştırarak çözüm bulmaya çalışıyorum.

    Başka?

    Başkasının giydiği giysiye tahammülüm yok. Bizim giydiğimiz bir şeyin fotoğrafı çekildiği ve basıldığı anda bir daha giyemiyoruz. Sanıldığının aksine kıyafete para harcamayan birisiyim. Son on konserde üç kıyafeti sürekli değiştirerek giyiyorum. Asıl huzur ve mutluluğun basitlik ve sadelikte olduğunu öğrendim. İnsanın çok az şeyle hayatını sürdürebileceğini ve diğerinin müsriflik olduğunu gördüm. Alışverişe çıkmamaya başladım.

    Şarkıda “Üç kuruşluk dünyanın dibini gördük / Gerçek mi rüya mı merakımızdan öldük” diyorsunuz. Dünya rüya mı sizin için?

    Olabilir. Bunu bilmiyorum. Hayatla ilgili mistik şeylerden biri de bu benim için. Nereden gelip nereye gittiğimize dair bir şey bilmiyoruz. Labirentin içindeki fareden çok az farkımız var. Bilgisayar, cep telefonu, gökdelenler bize demiyor ki? Bunun cevabını bulabileceğimi düşünmüyorum ama aramayacağım anlamına gelmez. Burada misafiriz ve sağa sola bakıp anlamaya çalışıyoruz. Hayatım, sorulara cevap aramakla geçiyor.

    Yol ayrımına geldiğinizde ne yapıyorsunuz?

    Yol ayrımları kâbusum. Oralarda kaybolup, kara deliğe giren birisiyim. Seçim yapmayı sevmiyorum, çok yavaş seçiyorum. O kadar ince eleyip sık dokuyarak kayboluyorum ki, karar verene kadar yol kalmıyor ortalıkta. Böyle birisi olmasam daha hafif olurdum.

    En kararsız olduğunuz konu hangisi?

    Evlenip çocuk yapmalı mıyım, yapmamalı mıyım? (Gülüşmeler) Kariyer konusunda gideceğim çok yol var da, çocuğun da saati var. Ailem tabii ki torun istiyordur. İnşallah yakın zamanda olur. Bu konuda kaderciyim.

    Son soru şarkınızdan: Niye kırık bu kadar?

    Ben de onu soruyorum, niye kırık bu kadar diye? (Gülüşmeler)

    Neşet Ertaş’ı tanımıyorum.’ demişsiniz. Doğru mu bu?

    Hayır! Tanıyorum tabii ki. Radyo programında türkü ve sanat müziği dinliyor musun?’ dediler ben de ‘Dinlemiyorum.’ dedim. Niye yalan söyleyeyim? Neşet Ertaş’ı sordular, ‘Ben de türkülerini bilmem.’ dedim. Neşet Ertaş’ı tanımak zorunda olduğumu da düşünmüyorum.

    İyi ki konservatuar eğitimi almamışım diyor musunuz?

    Ben çok çiğ ve hayvansal bir içgüdüyle şarkı yazıyorum. Yazdığım şarkıların notalarını bilmiyorum. Müzik doktora yapmış arkadaşlarım birşey öğretmek istemiyor. ‘Biz biliyoruz ama senin kadar basit şeyler yazamıyoruz.’ diyorlar. Çok iyi piyano, çello çalsaydım, çok iyi dans etseydim, çok iyi şarkı söyleme tekniğini bilseydim diye düşündüm ama Boğaziçi Üniversitesi’nde okumanın şu anki halime daha çok etkisi olmuştur belki, bilemiyorum.

    ZAMAN

    H. SALİH ZENGİN

    27 Haziran 2009, Cumartesi
    k:http://www.nilkaraibrahimgil.net/blog/nil-hakkinda/kendimi-muzik-kutusu-gibi-goruyorum/#more-268

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    28/6/2009 - Nil KARAİBRAHİMGİL

    Kategori: SARKILAR


    SEVİYORUM SEVMİYORUM

    Kaç yaprak var bilmiyorum
    Ben seni kopardım attım
    Kendimi toparlıyorum

    Var mı şimdi başka biri ?
    Onu bana benzettin mi ?
    Ne yaparsan o ben olmaz
    Parçaları sana uymaz

    Kendimi bunun için mi yorucam ben ?
    Kalbimi bunun için mi kırıcam ben ?

    Yok ki senin bir yedeğin
    Kötü Kedi Şerafettin !
    Söyle nasıl kıydın bana ?
    Hem canımdın,hem ciğerim

    Kendimi bulamıyorum
    Geri alamıyorum
    Ben her gece rüyalarda
    Hep sana hak veriyorum

    Kendimi bunun için mi yorucam ben ?
    Kalbimi bunun için mi kırıcam ben ?

    Yok ki senin bir yedeğin…




     










      





    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    9/4/2007 - Grup Hepsi'nin bazı şarkıları

    Kategori: SARKILAR

     

     

     

    Üç Kalp

    Karar ver artık kimi daha çok sevdiğini
    Kararsız olma sen üzme herkesi
    Kalbinde kim var o mu yoksa ben miyim
    Bilmek isterim yolumu çizeyim

    Sen de üzgünsün bu hayattan hem de nasıl
    Bir kalpte iki kalp nasıl yaşanır
    İki kişi seven iki defa ölürmüş
    Bir kalp yalnız bir kalbi düşünürmüş

    Ah sen üzgün ah ben üzgün
    O da üzgün yapma herkes de üzgün

    Gözler beni arar kalbin onu düşünür
    Tercih yap sonra üç kalp birden ölür
    Görülmemiştir böyle aşk inan dünyada
    Ne biçim sevgi üç kalp bir arada

    Yalan

    Hani bensiz bir hiçtin
    Nefes bile almak zor derdin
    Ben senin herşeyindim
    Yalan... yalan

    Gözüm görmez başkasını
    Sen ve ben elmanın iki yarısı
    Bir ömür boyu beraber
    Yalan... yalan

    Şimdi gördüm gerçek yüzünü

    Güne açan çiçekler gibiyiz
    Yalan... yalan
    Öyle saf ki sevgimiz
    Yalan...
    Ayıramaz bizi hiç kimse
    Yalan... yalan
    Ölene dek beraberiz
    Yalan...

     

    Olmaz Oğlan

    Amanın da amanın kim gelmiş
    Eski sevgilim gelmiş
    Sütü sıcak içmiş belli
    Gezmiş görmüş öğrenmiş

    Tok evin aç kedisi
    Aferinin delisi
    Ben seni nazlatamam
    Bulunur yenileri
    Ağa takılır biri
    Ben seni paslatamam

    İyi kötü hoşsun hâla
    Buralarda harcanma
    İyi kötü hoşsun hâla
    Buralarda paslanma

    Hiç bana bakma olmaz oğlan
    Sen kendine ısmarlan
    Hiç bana bakma olmaz oğlan
    Başkasına yuvarlan

    E hadi canım hadi ama dışarı
    Hayat işte cıss yapıyor adamı
    İyi kötü hoşsun hâla
    Buralarda harcanma

    E hadi canım hadi ama dışarı
    Hayat işte cıss yapıyor adamı
    İyi kötü hoşsun hâla
    Buralarda paslanma

    Sen beni sevdiğine inandırma
    Sen önce kendini inandır
    Ben sevilemeyen biri değilim ki
    Anlatıyorsun yıllardır

    Hiç bana bakma olmaz oğlan
    Sen kendine ısmarlan
    Hiç bana bakma olmaz oğlan
    Başkasına yuvarlan

     

    Özgür Değilim

    Ben özgür değilim
    Hiç olmadım
    Ben özgür değilim değilim
    Nasıl olsaydım
    Kredi kartımın borcu vardı
    Yani
    Özgürlük bu


    Özgürlük mü
    Kimmiş özgür
    Az bileni gezdirir
    Çok duyanı bezdirir

    Her manada uçmaktır ki
    Gel gör kuşların dili yok
    Özgürlük mü
    Kimmiş özgür

    Az bileni inandırır da
    Çok duyanı güldürür pek
    Her manada yalnızlıktır
    Gel gör reklam bu uçmuyor

    Papağanlar hep konuşur
    Sahibini yalancısı
    Her kanatla uçulmaz ki
    Bazısıyla hep düşersin


    Ben özgür değilim
    Hiç olmadım
    Ben tutsak değilim
    Hiç olmadım
    Ben üzgün değil
    Çok ağladım
    Ben özgür değilim
    Nasıl olsaydım
    Kredi kartımın borcunu ödedim
    Özgürlük bu


     

    Olta

    Herşey çok çabuk oluyor
    Dur kalk dur kalk hep çabuk oluyor
    İnsanlar kal...kala kala
    Balık balık bak takıldın oltaya
    Ahh canın acıyor.

    Ohh her şey çok çabuk oluyor
    Dur kalk dur kalk hep çabuk oluyor
    İnsanlar kal...kala kala
    Balık balık bak takıldın oltaya
    Ahh canın acıyor.

    Yetti yahu ölmek daha mı zor
    İki yaka düşman birleşmiyor
    Samanını buldum seyran nerde
    Davulun sesi tam dibimde.

    Yetti yahuuu ölmek daha mı zor
    İki yaka düşman birleşmiyor
    Samanını buldum seyran nerde
    Davulun sesi tam dibimde.

    Ohh herşey çok çabuk oluyor
    Dur kalk dur kalk hep çabuk oluyor
    İnsanlar kal...kala kala
    Balık balık bak takıldın oltaya
    Aaaa aaa
    Ahh canın acıyor.

    Suç gibi kala kaldık sonunda
    Dünya hali bu kimin umrunda
    Sabırla kuru olmuyor helva
    Derdim böyle,kime niye söyle.

    Suç gibi kala kaldık sonunda
    Dünya hali bu kimin umrunda
    Sabırla kuru olmuyor helva
    Kime niye söye,derdim böyle

    Ohh her şey çok çabuk oluyor
    Dur kalk dur kalk hep çabuk oluyor
    İnsanlar kal...kala kala
    Balık balık bak takıldın oltaya
    Aaaa aaa
    Ahh canın acıyor.

    Ahh canın acıyor
    Canın acıyor
    Ahh canın acıyor
    Canın acıyor.


     

    Nedenini Sorma

    Nedenini sorma buna hakkın yok yıllar sonra
    Gelip bana sorma
    Bu kadar kolay mı girmek hayatıma
    Her şey bitti deyip çekip gittin
    Hangi yüzle karşımdasın
    Yıllar geçti unuttum artık seni
    Ne istiyorsun?

    Nedenini sorma
    Bana sorma

     

     

    Her Şeye Rağmen

    Her şey küçük bir yalanla
    Başladı önce
    Masum oyunlar
    Zararsız bakışlar


    Aşk alışkanlık olunca
    İhanet kanımda alevlendi

    Kirlettim her şeyi
    Yıktım aradaki köprüleri
    Tek bir an uğruna
    Yaktım bütün gemileri

    Yine beni sevebilirmisin
    Herşeye rağmen
    Yine benim olabilirmisin
    Her şeye rağmen


    Her şeye rağmen

    Hiç sanmam
    Herşey Bitti

     

     

    Gitme

    İlk giden sen değilsin korkma
    Alıştım yalnızlığa

    Sende git terket beni
    Ölmem ya bu acıyla
    İhanet kaderim sanki
    Alıştım yalnızlığa

    Gitme diye yalvarsam
    Boşuna senin gözün dışarda
    Bitti biliyorum aslında
    Kalbim başkasıyla


    Gitme diye yalvarsam
    Boşuna senin gözün dışarda
    İlk giden sen değilsin korkma
    Alıştım yalnızlığa

    Korkuyorum gelen günden
    Her gün daha fazla
    Elimde değil nefretim
    Büyüyor insanlara


     

    Gecelerce

    Yokluğunda öğrendim her insan tek başına
    yalnızlık kaderimiz
    sensizlik öğretti her insan bir başına
    yalnizlik kaderimiz
    seni benim kadar seven bir başkasını bulamazsın
    elinde değil unutamazsın,

    Gecelerce bekledim gelirsin diye
    gözlerim yollarda gelmedin bile bile
    gecelerce bekledim ararsın diye
    telefonum hiç çalmadı aramadın bir kez bile ...

     

     

    Dün Tattın

    Duyduğum doğruysa eğer
    Benden doğruyu duymaktan başka
    Bir şeycik istemeyen biri var bu odada
    Tam karşımda

    Duyduğum doğru ise eğer
    Benden doğruyu duymak başka
    Bir şeycik istemeyen biri var bu odada
    Senden başka

    Emin misin
    Gerçeğe demirmisin
    Yalanı eğersinde
    Doğruya değermisin

    Doğruyu isteme boş ver tatlım
    Doğrunun eğriye faydası yok
    Nereden çıktı bu doğru merakın
    ama tabii sen daha dün tattın
    Dün tattın daha dün tattın

    Laylaylaylay
    Laylaylaylay


     

    Dur Dur

    Dur dur yavaş ol biraz
    Çekil geri dur biraz
    Evet seçtiğim sensin
    Hedefe kilitlendim, belki harika olur
    Elin tenimi bulur
    Yok yok o kadar değil
    Sınırı zorlama

    Dur dur daha değil dur dur
    Sana olan aşkım herkesi kudurtur
    Önce sen beni anla olacak zamanla
    Bu sözüme sevinip, şımarıp, fazla yayma

    Şimdi sokulda anlat
    Biraz kendini parlat
    Yok yok o kadar değil
    Sınırı zorlama
    Gördünmü hiçte zor değil
    Olur yaklaş ve eğil
    Yok yok o kadar değil
    Sınırı zorlama

    Sana dur demem gerek
    Beni durdurmam gerek
    Şimdi söyle sence böyle olurmu
    Çok da takmamam gerek
    Geriye bakmamam gerek
    Şimdi sence oldumu

    Fazla zorlama
    E hadi işime

     

     

    Çok Güzelsin

    çok güzelsin güzelsin çok
    şirinsi na slında yok
    demek haksızlık san
    ama...

    belki aradığın ben değilimdir
    benziyorum ama hiç değilimdir
    sırf bu yüzden bu yüzden
    birşey söyleyemem bu gece

    çok güzelsin güzelsin çok
    özelsin aslında yok
    demek haksızlık sana
    ama.....

    belki ardığn ben değilimdir
    benziyorum ama hiç değilimdir
    sırf bu yüzden bu yüzden
    birşey söyleyeymem bu gece....

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    8/9/2006 - ÇOCUK SARKILARI SITESI

    Kategori: SARKILAR

     

    ARKADASLAR KARDESLERINIZLE BIRLIKTE,  ZEVK ALARAK DINLEYECEGINIZ AMA DAHA COK KÜÇÜK ÇOCUKLARA UYGUN BİR ŞARKI SİTESİ BULDUM. ORADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

     

    http://www.cocukdunyasi.net/modules/mydownloads/viewcat.php?cid=1&min=0&orderby=titleA&show=10

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    31/8/2006 - BARIŞ MANÇO'YU UNUTMAYALIM

    Kategori: SARKILAR

    ARKADAŞLAR ÇOĞUMUZ O ÖLDÜĞÜNDE DAHA ÇOK KÜÇÜKTÜK. KARDEŞLERİMİZ BELKİ DE KENDİSİNİ TELEVİZYONLARDA HİÇ GÖREMEDİ. AMA ŞARKILARINI HER ZAMAN DUYDUK. SEVEREK DİNLİYORUZ.  BEN ONU VE ŞARKILARINI ÇOK SEVDİM. ANNEM BANA BARIŞ MANÇO YU SEVGİ VE HEYECANLA ANLATTI. TANITTI. ŞARKILARINI DİNLETTİ. ÇOCUKLARA, GENÇLERE , TÜM İNSANLARA, ÜLKESİNE  NE KADAR ÇOK DEĞER VERDİĞİNDEN BAHSETTİ HEP.

     

      ANA SINIFINDA İKEN İLK ÖĞRENDİĞİM ŞARKI ARKADAŞIM EŞŞEK Dİ. BU ARALAR TELEVİZYNDA  SİMDİ HANGİ KANAL OLDUĞUNU HATIRLAMIYORUM. SANIRIM TRT NİN KANALLARINDAN BİRİNDE, KENDİSİNİN ESKİ PROGRAMLARINI GÖRDÜM. SEVEREK SYRETTİM. NE KADAR SEVGİ DOLU, İÇTEN , SEMPATİK VE ÖĞRETİCİ BİR İNSANMIŞ,  DAHA Yİ ANLADIM. KEŞKE KENDİSİ DAHA FAZLA TANIMA İMKANIM OLSAYDI . DÜN , YENİ GENÇ ŞARKICILARDAN BLOGUMA KOYACAK KLİP ARIYOR EKLEMEYE UĞRAŞIYORDUM. ANNEM BABAM NASIL GİDİYOR BLOGUN YİNE GÖMÜLDÜN BİLGİSYARINA DEDİLER. NE YAPTIGIMI  SORDULAR. BEN DE SARKI EKLEMEYE ÇALIŞTIĞIMI SÖYLEDİM. ONLAR DA BANA ÇOCUKLARA DEĞER VEREN , SEVGİ DOLU BARIŞ MANÇO NUN ŞARKILARINA NEDEN YER VERMİYOSUN?  SEN ÇOK SEVİYORDUN YA DEDİLER.

     

     HAKLILAR DA TABİİ YA DEDİM. ÇOCUK VE GENÇLERE YÖNELİK BR SİTEDE BARIŞ MANÇO OLMAZSA OLMAZDI. NİYE BUNU DAHA ÖNCE DÜŞÜNEMEDİM DEDİM KENDİME VE BAZI KLİPLERİNİ BULDUM. GÜLPEMBE ÇOKGÜZEL BİR ŞARKI. HELE MÜZİĞİ İNSANI BÜYÜLÜYOR. SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM. SİZLER DE BARIŞ MANÇO NUN BAŞKA ŞARKI KODLARI VARSA YAZARSANIZ SEVİNİRİM. ARKADAŞLAR YENİŞARKILAR, DA ÇOK GÜZEL GENÇ ŞARKICILARIMIZ ÇOK YETENEKLİ AMA ESKİ ŞARKICILARIMIZI DA LÜTFEN UNUTMAYALIM. HAYDİ GELİN BARIŞ MANÇO YU BİRAZ DAHA YAKINDAN TANIYALIM:

     

     

     

     

     

     

     

    02.jpg 

     

    BARIŞ MANÇO'NUN HAYATI
    Konya ovasında yaşayan Mançozade adlı büyük bir aile, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alması ile birlikte Rumeliye göç etmiş ve Selanik'e yerleşmiştir. Birinci Dünya Savaşına kadar Selanik'de yaşayan Mançozade ailesi, savaşın hayat koşullarını güçleştirmesi nedeniyle tekrar İstanbul'a göç etmiştir. Mançozade'lerden Mehmet Abdi bey İstanbul'da bir konağa yerleşmiş ve arkadaşının kızkardeşi olan Nimet hanımla evlenmiştir. Yıllar sonra Nimet hanım Barış Manço'nun "Gülpembe" şarkısının ilham kaynağı olacaktır. Cumhuriyet devrimlerini yaşayan aile soyadı kanunu ile birlikte Mançozade olan aile adlarını değiştirerek Manço soyadını alırlar. Abdi bey ile Nimet hanımın oğlu Hakkı bey, Rikkat Uyanık ile evlenir. Hakkı bey ile Rikkat hanımın ikinci çocuğu 2 Ocak 1943 yılında doğan Mehmet Barış Manço dur. Barış Manço, Oktay Manço, Savaş Manço ve İnci Manço ile birlikte 4 kardeştiler. 2. Dünya savaşının sonlarında doğan Barış Manço, ailesinin savaşın bitmesine duyduğu özlem nedeniyle "Barış " ismini seçtiklerini söylemektedir. Döneminin Türk Sanat Müziği sanatçısı olan Rikkat hanımla, Hakkı bey Barış 3 yaşındayken ayrılırlar. Babasının yanında büyüyen Barış Manço'nun çocukluğu Kadıköy'de geçmiştir. İlkokulu Gazi Mustafa Kemal ilkokulunda tamamlamış, daha sonra Galatasaray Lisesine devam etmiştir. 10. sınıfdayken babasını kaybeden Barış Manço, Galatasaray Lisesinden ayrılarak Şişli Terakki Lisesine gitmiş ve oradan mezun olmuştur. Aileden gelen yetenekle 2 yaşından itibaren şarkı söylemeye ve Ortaokul 2. sınıf öğrencisiyken de amatör olarak müzikle uğraşmaya başlamıştır. Liseyi bitirince 20 Eylül 1963 yılında önce Parise oradanda Belçikaya ağabeyi Savaş Mançonun yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisinde resim, grafik ve iç mimari okur. Lisede çok başarılı olmayan hatta müzik ve coğrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi derece ile, okul birincisi olarak mezun olmuştur. Galatasaray Lisesinde başlayan müzik hayatı, Belçikada da devam etti. 1970 yıllarında yurda döndüğünde Dağlar, Dağlar şarkısını yaptı. Bu şarkı onun hayatında bir dönüm noktası oldu. Aynı yıllarda görüntüsü değişmekte, müziği ve kıyafetleri ile bir ekol oluşturmaktadır. Barış Manço insan ilişkileri konusunda çok iyidir. Bağlantı kuramayacağı hiçbir canlı yok denebilir. Zaten daha sonraki yıllarda da yaptığı bir röportajında "Kendimi, toplumla diyalog kuran bir iletişim aracı olarak görüyorum" diyecektir. 1971 yılında askerlik yılları başlayacaktır. Askerdeki ilk ayları, hem ani olarak askere alınması, hem de diplomasına rağmen üniversite mezun olmasının tartışılması ve de saçlarının kesilmesi gerektiği nedeniyle çok keyifli başlamadı. Askerliğini Polatlıda Topçu asteğmen olarak yaptı. Askerliğin son ayları ise güzel dostluklar ve askeriyede bir dizi konserlerle üretken bir hale dönüştü. Askerlikten sonra yine bir dönem Belçika günleri araya girmektedir. Barış Manço, sıra dışı kıyafetleri, takıları, enterasan el hareketleri ve şarkılarına çektiği klipler ile bizleri şaşırtmayı sürdürmeye devam eder. Sanatçının görevinin biraz da şaşırtıcı şeyler yapmak olduğuna inanmıştı. Yıllar geçtikçe bu davranış ve biçimlerin onun özgün kişiliği olduğunu daha iyi anlayacaktık. 18 temmuz 1978 yılında Kadıköy evlendirme dairesinde Lale Manço ile evlendi. Bu konuda da topluma örnek olmayı başaran Barış Manço, evliliğinde de İstanbul geleneğini sürdürdü. Bu evliliği, Lale Manço da 1998 yılında yaptığı bir röportajda "Barış içinde 23 yıl" diye tanımlıyor. Evdeki birliktelikleri, iş hayatında da devam eder, Lale Manço, televizyon programlarına yönetmen ve yapımcı olarak imzasını atar. Bu beraberliğe oğulları 19 Mayıs 1981 yılında Doğukan Hazar, 24 Temmuz 1984 yılında Batıkan Zorbey katılır. Dünya çocuklarının Barış abisi, kendi çocuklarıyla da iyi arkadaş olduğunu söylemektedir. Yoğun iş programı çocuklarını ihmal etmesine asla neden olmamıştır. Çocukları için en büyük öğüdü, yaptıkları işin en iyisini severek yapmaları gerektiğidir. Çocukları için tek kaygısının adam gibi adam olsunlar diye dile getiriyor ve hangi meslek olursa, tornacı bile olabilirler ama kendi deyimiyle onlar için "Doğukan usta, öyle bir vida sıkar ki başka türlü sıkar" denmesini arzu ettiğini söylemektedir. Doğu ile batının sentezini yapmıştı. Ona göre, doğunun herşeyi kötü, batının herşeyi iyi doğru bir kavram değildir. Oğullarına da Doğukan ve Batıkan isimlerini koyması doğu ve batının barış içinde olması dileğinden kaynaklanmaktadır. Barış Manço'ya göre Türkiyenin de bulunduğu konumum kesin bir sınırlaması yoktur. Türkiye, doğudan bakıldığı zaman batıda, batıdan bakıldığı zaman da doğudadır. Bu konudaki duygularını ise, Japonya konserinde 20.000 Japon'un Türk bayrağı çıkartıp sallamasından televizyon başındaki 60 milyon insanın gözyaşları içinde izlemesi gibi heyecanlandığını ve gurur duyması ile ifade ediyor. Barış Manço yabancı ülkelerdeki çalışmaları için yaptığı değerlendirmede "Japonlar beni sahiplendiler, milyonlarca Japon konserlerime geliyor, CD'lerimi alıyor, Japonlar bende doğru birşeyler buluyor. Şarkılarımı didik didik inceliyorlar, onlardan konferanslar hazırlayıp televizyon programları yapıyorlar. Türkiyede bunun onda biri yapılmadı. Belçikada ise, onların ülkelerini tanıttığım için Liege Prensliği onur ödülü verdiler. Törene limuzin ve dört eskort ile gittik. Belçikanın en büyük gazetesi birinci sayfada yarım sayfa ayırdılar. Türkiyede 40 yıllık sanat hayatımda baş sayfaya çıkamadım" gibi serzenişte bulundu. Ne yazık ki yıllar sonra baş sayfada bulunma nedenin "ölüm" olması çok hüzünlü idi. Önemli olmaktan çok değerli olmayı tercih ettiğini söyleyen Barış Manço, duygusallığını seçtiği bir yaşam biçimi olduğunu vurgularken, kendi deyimiyle kuzey kutbunu da asla kaybetmediğini de sözlerine ekliyor. Rus romantikleriklerinden, Korsakof, Musolski ve Çaykoski den etkilenerek, evinin dekorasyonunda da romantik çağı, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyılın başını yansıtan tarzı tercih etmişti. Türkiyedeki en uzun ve başarılı televizyon programlarını yaptı. 200' ün üstünde şarkısı ona 12 altın, platin albüm/kaset ödülü kazandırdı. Şarkılarının bir bölümü Yunanca, Bulgarca, Arapça, Farsça, Japonca, İbranice, Fransızca, İngilizce ve Flemenkçeye çevrildi. Her ülkede şarkıları çok sevildi. Kongo'daki 12-13 bin kişinin katıldığı konserde "Domates Biber Patlıcan" ı söylerken, Kongoluların koro halinde şarkıya eşlik etmeleri şarkının evrenselliği hakkında bilgi vermektedir. Bu konuya başka bir örnek de Mısır da yaşanmıştı. Barış Manço, Mısır Televizyonunda canlı yayında Dağlar Dağlar'ı Arapça söylemişti, bu programın sonunda Mısırlılar sokağa döküldüğü gibi, program da defalarca tekrarlanmıştı. En büyük arzusunun ansiklopedilerde yer almak olduğunu söyleyen ve Barış Manço müzesi kurmak isteyen Manço, " 20. yüzyılda yaşamış, o yüzyıla damgasını vurmaya çalışan bir Türküm, 20. yüzyılın Türk Müziğini yapıyorum" demektedir. Müzik ve televizyon hayatında sayısız ödüller alan Barış Manço 1991 yılında devlet sanatçısı ünvanı, yine aynı yıl Hacettepe Üniversitesi onursal doktora ünvanı, Uluslararası Teknoloji Ödülü, Japonya; Uluslararası Kültür ve Barış ödülü, Belçika Krallığı; Leopold II şövalyesi nişanı, Fransız Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Sanat Şövalyesi nişanı, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı; Türkmen Vatandaşlığı ödülleri kazanmıştır.

     

    116a.jpg 

     

    Barış Manço, Türkiye'nin gündemine müzik dünyasından  gelmişti. Şarkıları, kıyafetleri, klipleri, el hareketleri ile enterasan bir kişilikti. Ama özgünlüğü sadece "müzik" ile sınırlı kalmadı. Bir gün televizyona program yapmaya başladı. Onun yaptığı programlarla, çocuklarımızı farkettik, yakınımızdaki yaşlıların ellerini öptük. Mahallemizden başka mahallerin olduğunu, ülkemizden başka ülkelerin olduğunu keşfettik. Programlarını seyrettikçe dünyamızı genişlettik. Barış Manço, 10 yıl boyunca yaptığı televizyon programları ile bizi eğlendiren, eğlendirirken eğiten, eğitirken öğreten başarılı bir televizyon programcısıydı.

     

    60a.jpg 



    7'DEN 77'YE PROGRAMI

    BARIŞ MANÇO 7'DEN 77'YE İLE DÖRT BİNDEN FAZLA ÇOCUĞU ADAM OLACAK ÇOCUK PROGRAMINDA KONUK ETMİŞTİR.

    PROGRAM İÇİNDEKİ "İKİNCİ KAVALTI"İLE BİRÇOK YAŞLI KONUĞA YER VERMİŞTİR.
    "DÖNENCE"İLE DÜNYA'YI 12 KEZ TURLAMIŞ,"DERE TEPE TÜRKİYE"İLE YURDUMUZUN GÜZELLİKLERİNİ AYAKLARIMIZA KADAR GETİRMİŞTİR.

    12 YILDAN FAZLA BİR SÜRE DEVAM EDEN BU PROGRAMI İLE TÜRK TELEVİZYON TARİHİNDE REKOR KIRMIŞTIR.

     

     

    BARIŞ MANÇO'NUN BİLİNMEYENLERİ

    "...EN ÇOK BAMYA YEMEĞİNİ SEVERMİŞ.EN ÇOK DÖRT KAPI ŞARKISINI SEVERMİŞ.
    BESTELERİNİ YERE UZANARAK YAPAR VE EV İŞLERİNDE YARDIMCI OLUR,SALATA,ÇAY,ET SOSU YAPARMIŞ.VAKİT BULUNCADA TOZ ALIRMIŞ.EVDE OTURMAYI SEVER,KEŞKE KELİMESİNİ HİÇ SEVMEZMİŞ.EMEKLE YAPILAN ŞEYLER HOŞUNA GİDERMİŞ.KONSERE ÇIKARKEN SANKİ İLK KEZ ÇIKIYORMUŞ GİBİ GERGİNLEŞİR,ELLERİ SOĞUR VE HEYECANLANIRMIŞ.DÜNYA'YI DOLAŞIRKEN AFRİKA VE KUZEY KUTBU KENDİSİNİ ÇOK ETKİLEMİŞ..."

     

     

    BARIŞ MANÇO ŞARKI MİDİLERİ

    HEMEN DİNLEMEK İÇİN ŞARKI İSMİNİ
    TIKLAMANIZ YETERLİ...

     

    TRİP

     

    NICK THE CHOPPER

     

    CAN BEDENDEN ÇIKMAYINCA

     

    HAL HAL

     

    İKİNCİ YOLCULUK

     

    ANLIYORSUN DEĞİL Mİ?

     

    UNUTAMADIM

     

    2023

     

    DÖNENCE

     

    GÜLPEMBE

     

    SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA

     

    HAYIR

     

    BEN BİLİRİM

     

    HALİL İBRAHİM SOFRASI

     

    KARA SEVDA

     

    DAĞLAR DAĞLAR

     

    İŞTE HENDEK İŞTE DEVE

     

     

    SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIM SEVGİLİ BARIŞ AĞBİ.

    SENİ SEVİYORUM. HUZUR İÇİNDE YAT. MEKANIN CENNET OLSUN.

     BlinkieBitch.Com - Cutest, Hottest Free Blinkies! - Image Hosted by ImageShack.us

    K: http://barismanco.sitemynet.com/

     

    K: http://barismanco.sitemynet.com/barismancodernek/

     

     

     

    BlinkieBitch.Com - Cutest, Hottest Free Blinkies! - Image Hosted by ImageShack.us

     

     

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    30/8/2006 - KAÇ YIL GEÇTİ ARADAN AYRI AYRI

    Kategori: SARKILAR

    N'olur sormasınlar bana
    N'olur söyletmesinler derdimi
    Saklarım ben onu kendime
    Yerim kendi kendimi

    N'olur sormasınlar bana
    N'olur söyletmesinler derdimi
    Saklarım ben onu kendime
    Yerim kendi kendimi

    Akıyorsa yaşlar gözümden
    Dinmiyorsa bir türlü gece gündüz
    Karardıysa bütün dünyam
    Vardır elbet bir sebebi

    Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
    Bitsin artık bu hasret buluşalım gayrı

    Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
    Bitsin artık bu hasret buluşalım gayrı

    Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
    Bitsin artık bu hasret buluşalım gayrı

    Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
    Bitsin artık bu hasret buluşalım gayrı

    Benim bütün derdim özlem
    Biliyorum kavuşur böyle seven
    Biz bir elmanın iki yarısıyız
    O en çok sevdiğim ve ben

    Benim bütün derdim özlem
    Biliyorum kavuşur böyle seven
    Biz bir elmanın iki yarısıyız
    O en çok sevdiğim ve ben

    Akıyorsa yaşlar gözümden
    Dinmiyorsa bir türlü gece gündüz
    Karardıysa bütün dünyam
    Vardır elbet bir sebebi

    Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
    Bitsin artık bu hasret buluşalım gayrı

    Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
    Bitsin artık bu hasret buluşalım gayrı

    Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
    Bitsin artık bu hasret buluşalım gayrı

    Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
    Bitsin artık bu hasret buluşalım gayrı

     

    BU ŞARKIYA BAYILIYORUM. GRUP HEPSİNİN TÜM ŞARKILARI GÜZEL AMA BU BAMBAŞKA BENCE.BLOGUMA KLİBİNİ KOYMAYA ÇALIŞTIM AMA ŞARKI YARIDA KALIYOR HEP.BEN DE KALDIRDIM. BU ŞARKININ KODU OLAN VAR MI? VARSA  BANA YAZARSA ÇOK SEVİNİRİM. BU ARADA SİZ HEPSİ GRUBUNUN EN ÇOK HANGİ ŞARKISINI SEVİYORSUNUZ? ENİMLE DE PAYLAŞIR MISINIZ?ONLARIN BAZI KLİPLERİNİ VE DAHA PEK ÇOK ŞARKICININ KLİBİNİ www.iremkiz.piczo.com sitemde bulabilirsiniz.

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    26/7/2006 - GRUP HEPSİ FAN SİTESİ

    Kategori: SARKILAR

     

    Arkadaşlar Grup Hepsi'nin fan sitesi öğrendim. Çoğunuz zaten biliyosunuzdur. Ama bilmeyenler de olabilir.İşte adresi:

     

     http://www.gruphepsifanclub.ws.tc/

     

     

     

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    <- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->