Hakkımda

Merhaba ben İrem. Bloglarla ilgilenmeyi seviyorum. Bu blogumu bildiklerimi paylaşmak için açtım. Blogumda yok yok. Dostluğu, bilgiyi ve eğlenceyi, kısaca hayatı acısıyla, tatlısıyla paylaşabilmeyi dilerim...

Son yazılarım

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu olsun...
linkler
Bu sanal kız da çok hoş
Merhaba
Mini avatarlar
Bakarken insanın ruhu dinleniyor
İyi bayramlar
Kadir geceniz kutlu olsun.
Saç modelleri
İlginç ikonlar

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
AFACAN ÇOCUK
FENOKULU
SBSBANKASI
TÜBİTAK ÇOCUK
İNTERAKTİFMAT
MATOKULU
WİKİPEDİA

Kategoriler

  • AILEM
  • BENDENIZ
  • BILGISAYAR
  • BILMECELER
  • Blog
  • DERSLER
  • FIKRALAR
  • FILMLER
  • G YAZILAR
  • HEDIYELER
  • KITAPLAR
  • MASALLAR
  • ONEMLI
  • OZEL GUNLER
  • PSP
  • RESIMLER
  • SARKILAR
  • SCRAP
  • SIIRLER
  • SOBE
  • TEKERLEMELER













  • Arama Motoru



    Arkadaslar

    ewkedisi

    nurdanhicyilmaz

    birbuse

    kubra77

    kardelenilayda14

    butterfly96

    kizdunyasi

    kizlaricin

    bucan

    sweetangel

    destina14

    sinem15

    witchworld

    leylanmutvakta

    Bella

    norbella

    heidi

    aybikeningunlugu

    perikizim

    masalprensesi

    kardelenilayda

    yaseminler

    seleningunlugu

    sinny

    bendencesitliyazi

    sakarya392

    berfin1995

    kardelenilayda2

    ilke94

    cicim96

    efterya

    cicim

    YAGMUR96

    blogekle

    larasyagezegeni

    seline

    elvanglbeycan1983

    lalih1985

    perikizlari

    berfin1996

    battygirl

    esmuker

    isil

    angel1903

    Academy

    asli96

    ekinche

    sekerimm

    sukretmiyoruz

    angelgirls3

    windy

    melike97

    selsun

    amatoryazar

    melikeberker

    nimet3435

    sihirlideynek

    kuzence

    damla1994turkey

    herkesce

    eroman

    ahsuvera

    aysece

    prenseslerdiyari

    iremkizdenkodlar

    tatlikizlar

    angel96

    babyus

    zeytunirem

    chatta

    flood

    stella1

    afacan33

    gornelia

    bstrawberyb

    sizinBLOGLARINIZ

    bahargunesi

    ebrulikiz

    barbiie15

    sindyy

    buseyagmur

    yenibirgun

    Esmagul

    winxcilereeglence

    handworks

    winxcik

    pop95

    yildizligeceler

    0sweet0

    ayse33

    berfin03

    Ekin26

    ezgielifece

    guzelblog

    sinem60

    sinem90

    cansu36

    prensesserra

    ezgialimler

    gruphepsi96



    .....

    14/6/2007 - Sevdiğim Şairler ve Şiirleri

    Kategori: SIIRLER

                                    

     

    ÇOCUKLUĞUM

    Affan Dede'ye para saydım
    Sattı bana çocukluğumu
    Artık ne adım var ne yaşım
    Bilmiyorum kim olduğumu
    Hiçbir şey sorulmasın benden
    Haberim yok olan bitenden

    Bu bahar havası bu bahçe
    Havuzda su şırılşırıldır
    Uçurtmam bulutlardan yüce
    Zıpzıplarım pırıl pırıldır
    Ne güzel dönüyor çemberim
    Hiç bitmese horoz şekerim


    Cahit Sıtkı Tarancı

     

    .....

     

    AĞACIM

    Mahallemizde
    Senden başka ağaç olsaydı
    Seni bu kadar sevmezdim.
    Fakat eğer sen
    Bizimle beraber
    Kaydırak oynamasını bilseydin
    Seni daha çok severdim.

    Güzel ağacım!
    Sen kuruduğun zaman
    Biz de inşallah
    Başka mahalleye taşınmış oluruz.
    Orhan Veli Kanık

    ......

     

    KEDİM

    Kedim henüz bir yaşında;
    Uyur hep soba başında.
    Hem cesurdur, hem de kurnaz.
    Bir tıkırtı duyar duymaz.
    Uyanır, aslan kesilir;
    Gözleri volkan kesilir.
    O geldiği günden beri
    Bizim evin fareleri
    Damdan, tavandan indiler,
    Birer deliğe sindiler.
    Koşup yakalıyor hemen
    Yuvasından, deliğinden
    Çıkanları diri diri.
    Artık bunlardan hiç biri
    Dolaplarıma girmiyor,
    Kitapları kemirmiyor.

    Halit Fahri Ozansoy

    ....

     

    YÜRÜYÜŞ MARŞI

    Dağ başını duman almış,
    Gümüş dere durmaz akar.
    Güneş ufuktan şimdi doğar,
    Yürüyelim arkadaşlar!

    Sesimizi yer, gök, su dinlesin;
    Sert adımlarla her yer inlesin!

    Bu gök deniz nerede var?
    Nerede bu dağlar, taşlar?
    Bu ağaçlar, güzel kuşlar?
    Yürüyelim arkadaşlar!

    Sesimizi yer, gök, su dinlesin;
    Sert adımlarla her yer inlesin!

    Her geceyi güneş boğar,
    Ülkemizin günü doğar;
    Yol uzun da olsa ne var,
    Yürüyelim arkadaşlar!

    Sesimizi yer, gök, su dinlesin;
    Sert adımlarla her yer inlesin!


    Ali Ulvi Elöve

    ....

     

    Sincap

    Şu ağacın tepesinde
    Var bir sincap
    Ceviz kırar, yemek arar.

    Her gün göremem ki
    Saklar onu
    Anne yapraklar.


    Fazıl Hüsnü Dağlarca

     

    ....

     

    ÖKSÜZ


    “Her gün mektebe gelirken
    Kulübesinin önünden
    Geçtiğiniz fakir kadın
    Pek hastadır, belki yarın
    Çocuğu öksüz kalacak;
    Bilmem onu kim alacak?
    Onlar için
    Dua edin!"
    -Bugün derste hoca efendi
    Bize bunları söyledi.
    Kuzum anne, öksüz nedir?
    - Öksüz, öksüz... Ah! Sen de bir
    Yarım öksüz değil misin?
    Büyüdün de onun için
    Söylüyorum; güzel ninen
    Kaç yıl oldu bu âlemden
    Çekileli... ben halanım;
    Vakıa ben de ananım.
    Baban asker, uzak yerde;
    Kim bilir, hangi çöllerde
    Sayıklıyor şimdi seni!
    Görmedin nineciğini;
    Sen dünyaya geldiğin gün
    O dünyadan gitti, küskün.
    - Ben onu hiç bilmiyorum.
    - Evet, bilemezsin yavrum.
    Görmedin ki...
    - Yalnız bilsem,
    Size benzer miydi, ninem?
    -Hayır, benzemezdi, fakat
    Biz sana benzeriz, şefkat;
    Öksüzüz, ben de, baban da.
    Bil ki evladım, cihanda
    Yarım öksüzler pek çoktur.
    Bil de teselli bul biraz.
    Hayır, birlikte yaşamaz
    Kimsenin anası, babası.
    Vatan, öksüzler anası
    Yaşatırsak, bir o yaşar...
    Yaşasın ta haşre kadar!


    Tevfik Fikret

    ...

     

    UYKU

    Bana çiçek gönderme
    Bir kuş ağacı gönder
    Dallarında gezinsin
    Kül rengi güvercinler

    Konsunlar yastığıma
    Uyutmak için beni
    Sırtlarında kuş tüyü
    Gagalarında ninni

    Kaldırıp yatağımı
    Uçursunlar göklere
    Kendimi yıldızlarda
    Bulayım birdenbire
    Bana çiçek gönderme
    Bir kuş ağacı gönder
    Alnıma dokunanlar
    İyileşmiş desinler

    Ülkü Tamer

    ...

     

    YAĞMUR

    Yağ hay mübarek
    Şarıl şarıl,
    Yıka taşları toprakları
    Tarlalar yeşerinceye dek.

    Artık geçti hüzün taşımanın modası
    Getir bize yeşillik, neşe getir.
    Sendedir bütün nafakamız
    Bil ki bütün ümidimiz sendedir.

    Yıka taşları toprakları
    Şarıl şarıl,
    Tarlalar buğday bekler senden, çocuklar ekmek.
    Dünyanın da yüzü yıkanmak gerek,
    Yağ hay mübarek.

    Cahit Külebi

    ....

     

    UÇAK YOLCULUĞU

    Bir uçağım olmalı benim,
    Binip üstüne, binip üstüne,
    Şu dünyayı gezmeliyim,
    Gidip Akdeniz kıyılarına.

    Merhaba demeliyim,
    Sıcak sıcak denizlerde,
    Çimen gemici çocuklara.
    Bir uçağım olmalı benim.

    Binip üstüne, binip üstüne,
    Daha uzaklara gitmeliyim,
    Ta Fransa'ya, Berlin'e
    Selam demeliyim dört iklimden.

    Özgürlük için dövüşmeye gelenler
    Ölümlü günler bitti mi?
    Ölen tüfekler sustu mu?
    Kazanlarda sıcak aşlar pişti mi?

    Bir uçağım olmalı benim,
    Binip üstüne, binip üstüne,
    Diyar diyar gitmeliyim...

    Cahit Külebi

    ...

     

    SONBAHAR GELİYOR

    Sonbahar geliyor serçe
    Yuvanı ne yapacaksın?
    Ayva çiçek açmadan önce.
    Meyvelerin içi geçecek
    Rüzgâr başka çeşit esecek
    Yağmurlarla ıslanacaksın.

    Halbuki ne kadar sıcaksın!

    Cahit Külebi

     

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    8/3/2007 - KIRMIZI ARABA

    Kategori: SIIRLER

     

     

     

     KIRMIZI ARABA

     

    Süleyman kara bıyıklı bir işçidir

    Ve bu kara bıyıklı Süleyman'ın hikayesidir

    İş bulduğu günlerde evine dik dönmekte

    Ve götürdüğü ekmeği yemektedir

    Karısı Neriman ve oğlu Cevahir'le birlikte

     

    Ne kadar zalim esse de rüzgar

    Ne kadar belini bükse de ekmek parası

    Aslan gibi bir adamdır işçi Süleyman

     

    Onun Cevahir’i vardır

    Cevahir altı yaşındadır

    Çünkü gözleri çakmak çakmaktır

    Çünkü Süleyman’a bir başka bakmaktadır

     

    Bir pazar sabahı

    Tutar babası Süleyman; Cevahir'in elinden

    Ve yanında kader yoldaşı karısı Neriman

    Çıkarlar gezmeye İstanbul’u inadına

    Bir yol düşünür Süleyman

    Ulan bu bahtı kapalı kentte

    Yürümek de parayla değildir elbette

    Üstelik Neriman’a hanidir istediği o naylon terlikle

    Canından özgü Cevahirine

    Bir gazozla bir simidi alabilecek kadar

    Para da vardır cepte

     

    Yürürler İstanbul şehrinin kalbine

    Önce Neriman’ın naylon terliği alınır bir seyyardan

    Sonra da beğenirler simidin en hasosunu umutları Cevahir’e

     

    Anlatır işçi baba Süleyman

    İş ararken adım adım arşınladığı sokakları

    Bak Cevahir işte şu Yeni Cami

    Hem cami hem güvercinlerinin bakması nasılsa bedavadır

     

    Bak Cevahir şu dumanı tütenler vapur

    Şu çığlık çığlığa ağıt yakanlar martılardır

    Hem vapurun dumanı hem vapurun düdüğü de bedavadır

    Bak Cevahir şu uzakta görünen de köprüdür

    Geçmesi değilse de onun da bakması bedavadır

     

    O pazar günü

    Kara bıyıklı işçi Süleyman

    Karısı can yoldaşı Neriman

    Ve gözleri çakmak çakmak olan oğulları Cevahir

    Gezerler İstanbul şehrini böyle bedavadan

     

    Ve birden mumun alevi söner

    İstanbul’un yalanı biter

    Nasıl olur bilinmez takılır Cevahir’in gözü

    Bir oyuncakçı vitrininde

    Pırıl pırıl yanan kırmızı oyuncak arabaya

    Döner kara bıyıklı dağ gibi babası Süleyman’a

    Bana şu kırmızı arabayı alsana baba

    Alsana be Süleyman

    Canına can parçana

    Bir oyuncak araba almayacaksan eğer

    Yuh olsun sana

    Nasıl olsa babası onu çok sevmektedir

    İşin belası küçük Cevahir bunu bal gibi bilmektedir

     

    Bir vitrindeki kırmızı arabaya bakar Süleyman

    Bir karısı Neriman’a

    Sonra takılır gözleri Cevahirin gözlerindeki umuda inadına

    Ulan alt tarafı bir oyuncak araba

    Dünya yansa yorganın yok içinde Süleyman

    Alem çökse üstüne hayıfın çok Süleyman

    Bakarsın cepteki son gazoz parasına

    Cevahir’in o kocaman umuduna

    Yakışır şu kırmızı araba

     

    Bırakır karısı Neriman’la Cevahir’i dışarı da

    Girer iflah etmez bir umutla dükkana

    Sorar dağ gibi Süleyman

    Usta şu vitrindeki nazlı gelin

    Şu zalımın ışıltısı

    Şu bahtımın kara yıldızı

    Şu İstanbul ağrısı

    Şu Cevahir’in çakmak çakmak gözleri

    Şu kırmızı araba kaç para

    Bir Süleyman’a bakar adam bir arabaya

    Çok para der hemşerim yani çok para

    Süleyman cebinde bir gazoz parası

    Yıkılmış bir dağ artığı

    Bir tufan sonrası perişanlığı

    Döner kapıya çıkmak için dışarı

    Oğlu Cevahir

    Kırmızı arabayla getirecek

    Babasını beklemektedir

    Nasıl olsa babası ordan

    O kırmızı arabayla çıkacaktır

    Nasıl olsa

    Kara bıyıklı dağ gibi

    İşçi Süleyman babasıdır

    Yani Cevahir’in gözünde o

    Dünyanın en güçlü

    Dünyanın en zengin

    Dünyanın en büyük adamıdır

    Süleyman

     

    Ama Süleyman

    Eli boş çıkar dükkandan

    Sorar Cevahir hani baba

    Hani kırmızı araba

    Sorar hesabı bulutlar dağa

    Nasıl desin Süleyman

    Nasıl desin adam yüreği

    Ben onu sana alamadım

    Benim ona param yetmedi diye

    Başlar ağlamaya Cevahir

    Başlar bulutlar ağlamaya

    Yanar yerin yedi arzı

    Ve güvercinlerin kalbi başlar kanamaya

    Ulan İstanbul yanar içine Süleyman’ın

    Sorar Cevahir

    Hani baba hani kırmızı araba

    Martıları gösterir Süleyman

    Bak ne güzel uçuyor

    Cevahir martılar havada

    Boş ver kırmızı arabayı

    Baksana martılara

    Bakmaz martılara Cevahir

    Bakar yangın gibi arabaya

    Ama bak der Süleyman

    Ne güzel uçuyor martılar havada

    Cevahir bir çocuktur küçük yüreğinde yer çoktur

    Takılır gözü martılara

    Gözünden sel olup akan kan rengi yaşlarını siler

    Evet der ne güzel uçuyor martılar havada

    Ve unutur gider Cevahir kırmızı arabayı

     

    Unutur gider dalar gözleri martılara

    Cevahir unutur unutmasına ya

    Kara bıyıklı dağ gibi işçi baba Süleyman

    Ömrü boyunca unutmaz o kırmızı arabayı

    Her gece döşeğine yattığında

    Uyumak için gözlerini kapadığında

    Demir lokma gibi

    Bir kırmızı araba takılır durur kursağına

    Bütün ömrü boyunca

     

    İşte bu

    Kara bıyıklı Süleyman’ın hikayesidir

    Ve herkesin bir yerine

    Bir gün bir Süleyman acısı değmiştir

     

                    İbrahim SADRİ

     

    Not: Çok güzel bir şiir çocuğuna istediğini alamayan , evine bir ekmek bile götüremeyen ne çok ana baba var düşündünüz mü?

     

    Halimize hergün şükretmeliyiz.

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    6/3/2007 - SOKAK ÇOCUĞU

    Kategori: SIIRLER

     

               

     SOKAK ÇOCUĞU

     

    Cilt no… Yok

    Sayfa no… Yok

    Hane no… Yok

    Ana adı: Ben sokak çocuğuyum abi

    Hani şu uçurtması gök yüzünde asılı duran

    Bilyelerini rüyalarında unutan

    Ve oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk var ya

    O benim işte

    O benim abi

     

    Sahi bir annem olmalıydı değil mi?

    Ben dudaklarımda sokakları besteliyorum oysa

    Sahi abi tadı nasıldı anne sütünün

    Anneler nasıl okşar çocuklarını

    Anne kokusu nasıldır kim bilir

    Ana ha!

    Bir anne çizebilir misin benim için

    Karanlığın kar soğuğu parmak uçlarına,

    Bir anne.

    Ve yanına beni ekler misin abi

    Tıpkı suluboya resimlerdeki gibi, sımsıcak.

    Sahi abi

    Senin gözlerin kesmiyor değil mi

    Bir köprünün soğuk gergin ve karanlık bedenini

    Sahi sen hiç seyrettin mi ay dedeyi

    Bir köprünün altından.

    Üşüdün mü abi kayan bir yıldıza bakarken

    Abi sen, Abi sen…..Boş ver.

    Gel boyat istersen ayakkabılarını

    Boyat da resmi çıksın

    Dostun düşmanın tüm kaldırımlara

     

    Cilt no… Yok

    Sayfa no… Yok

    Hane no… Yok

    Yokların varlığında, tan göbek bağından

    Yakalandı mı hiç yalnızlığa.

    Bir de…

    Bir de babam olmalıydı değil mi

    Baba………..

    Beni dövecek bir babam bile yok, biliyor musun.

    Nasırlı ellerinde şefkat arayacağım bir insan

    Kim bilir,

    Bayramlarda neler alır babalar çocuklarına.

    Unutmuşum

    Bayramlarınız da vardı sizin değil mi

    Arifeleriniz…

     

    Bayramlara da temize çekilen dostluklar vardı sonra

    Oysa ben;

    Kırık dökük ıslıklar ısmarlıyorum güneşe ve mehtaba.

    Yankısız bestelenmemiş ve bestelenmeyecek olan, serseri ıslıklar

    Bir babam olsaydı belki yeterdi

    Çocuk olurdum eskisi gibi

    Şımarırdım öylesine

    Boş ver abi

    Kimin neyine bayram

    Kimin neyine hediye

    Baba kimin neyine abi

     

    Sahi senin düşlerin vardır.

    Söylesene: Göremediğin rüyanın düşünü kurar mısın?

    Ahmet bir düş görmüş geçenlerde

    Köprü altında tanıştık yorgun ve geç gelen bir gecede.

    Utanırken anlattı, anlatırken utandı.

    Bir ip bağlamış gök kuşağına

    Bak ana diyormuş

    Uçurtmamı gördün mü

    Ya uçurtmamın gölgesinde bilye oynayan çocukları

    Ahmet’in düşü işte…

    Bana düşlerini kiralar mısın abi

    Bedava boyarım ayakkabılarını

    Bana düşlerini düşlerini abi

    Boş ver… Boş ver

    İyi parlayacak bu ayakkabılar

    En parlak ayaklarınla yürüyeceksin yaşama

    Sen düşünme

    Sokaklar düşünsün beni

    Gazete manşetleri

    Üçüncü sayfa haberleri düşünsün

    Sen beni düşünme

    Düşünme be abi

    Nasıl olsa ben

    Olmayan ayakkabılarımın sıcaklığıyla basıyorum tüm kaldırımlara

    Olmasa da anne babası sokakların

    Ben sokak çocuğum

    Kazanılmadan kaybedilmiş bir geleceğin herhangi bir yerinde

    Ben sokak çocuğuyum abi

    Hani şu uçurtması gök yüzünde asılı duran

    Bilyelerini rüyalarında unutan

    Ve oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk var ya

    İşte o benim.

    O benim abi…

    O benim.

     

                                Ali URASPA

     

    NOT: Bu anlamlı şiiri efterya ablamın blogundan aldım. Ban çok dokundu. Okurken çok duygulandım. Bu şiirdeki gibi yüzlerce, binlerce sokakta yaşayan, anasız babasız sevgiye hasret çocuklar var. Onlar için herkes üzerine düşeni yapmalı. Yardım etmeliyiz. Ama bu yardım onlardan 1-2 mendil satın almakla olmaz. Onları sokaklardan kurtarıp, sıcak yuza verip okutarak olmalı. Biz çocuklar olarak ne yapabiliriz? Düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

     

    sevgiler...

     

    iremkiz

    :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    <- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->